![]() |
| Ana Sayfa | Refahiye İlçesi | İdari Yapı | Mahalli İdareler | Halk Rehberi | Yöresel | Güncel | İletişim |
|
KÖYLERİMİZ
AKARSU (ALAKİSE) KÖYÜ
Köyün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyip,kurucularının Orta Asya'dan (Horasan) geldiği söylenmektedir.Eski adının da neden dolayı konulduğu bilinmemektedir.Dumanlı ormanlarından çıkıp köyün içinden geçen bir akarsudan hareketle köyün adı akarsu olarak değiştirilmiştir.Köy eski bir bucak merkezi olup idari yapılaşma sonucu köy statüsüne getirilmiştir.Köy,Refahiye-Sivas karayolu üzerindedir. Bugün köy halkının
büyük çoğunluğu emekli işçi veya memur olup,bir
kısmı da tarım ve hayvancılık yapmaktadır.Köyde jandarma karakolu,sağlık
ocağı, tarım kredi kooperatifi bulunmaktadır.Köyün yolu suyu elektriği
mevcuttur.Köyün güney doğusunda,orman işletmesi tarafından yaptırılan gölette
alabalık üretilmektedir.Yazın 40,kışın 10 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı AĞMUSA KÖYÜ
Köyün kuruş tarihi kesin olarak bilinmektedir.Vaktiyle köye Musa adında ak sakallı birinin Horasan'dan kalkıp geldiği buraya yerleşerek köyü kurduğu,bundan dolayı da köye Ağmusa dendiği söylenmektedir. Köyün üst
kısmında,ziyaret tepe mevkiinde hop adı verilen bir ziyaret bulunmaktadır.Köy
Refahiye-Kemah karayolu arasında dır.Köyde meyve
sebze tarımı ile hayvancılıkta yapılmaktadır.Yazın 30,kışın20 hane olan köyün
ilçe merkezine uzaklığı AKBAĞ (GEZGE) KÖYÜ
Köye ilk gelenlerin Sivas-Zara İlçesinin Meryemhane köyünden geldikleri rivayet edilmektedir.Ayrıca daha başka yerlerden de gelen olmuştur.Köyün girişinde Hoşirik diye adlandırılan ve çeşitli yaralara iyi gelen bir su bulunmaktadır.Köy halkı geçimini tarım hayvancılık ve arıcılıkla yapmaktadır. Dört hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı AKÇİĞDEM (HORON) KÖYÜ
Köyü kuranların doğudan geldiği söylenip köyün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Köyün yakınlarındaki Çiğdemli mevkiinden hareketle köyün adı sonradan Akçiğdem olarak değiştirilmiştir.Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 27,kışın
20hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ALACATLI KÖYÜ
Köye ilk
yerleşenlerin Kelkit’e bağlı Alacatlı köyünden
geldikleri ve buraya yerleşerek köye Alacatlı adını
verdikleri söylenmektedir.Köy halkı geçimini tarım
ve hayvancılıkla saylamaktadır.30 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ALAÇAYIR (CONUR) KÖYÜ
Köyün kurucularının,Kafkas bölgesinden gelip buraya yerleşen Karahaliloğulları olduğu söylenmektedir.köyün tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Gök çukuru ve Tevük konağı tepelerinin eteğine kurulan köy engebeli bir araziye sahiptir. Köyün Morkum mevkiinde "bacı-gardaş"adı verilen,yan yana iki taş bulunmaktadır.Bu taşlarla ilgili yörede bir hikaye anlatılmaktadır.Vaktiyle biri kız,diğeri erkek iki kardeş davar otlatırken,birbirine sevdalanmışlar.Arlarındaki bu haram ilişkiden dolayı,Allah tarafından hemen orada ikisi de birden taş kesilmişler.aynı zamanda otlattıkları davarlarda taşa dönüşmüş.Bu nedenle o mevkiye bacı-gardaş denmiştir. Köyün ardıçlı
denilen mevkiinde demir cürufları oluşu vaktiyle burada maden eritildiğini göstermektedir.Doğuda yer alan Morkum
mevkii,bol su kaynakları ve ulu çam ağaçları ile güzel bir mesire yeri
özelliği taşımaktadır.Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
karşılamaktadır.54 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ALAPINAR (OFUZ) KÖYÜ
Köyün adının oğuz
olduğu sonradan ofuz şekline dönüştürüldüğü rivayet edilmekte olup kuruluş
tarihi olarak bilinmemektedir. Kurucularının Horasan erenlerinden olduğu söylenmektedir.Cumhuriyetten önce doğuyu batıya bağlayan
yolun köyün kurulduğu vadiden geçtiği söylenmektedir.Köye 1.Dünya savaşından
sonra Kelkit ve Kemah’tan gelip yerleşenler olmuştur.Köyde meyve ve sebze
tarımı ile birlikte kavak yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Yazın 50,kışın 33
hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ALTKÖY (ALTKENDİ)
Köyün kurucuları 400 yıl önce Orta Asya’dan gelen Yahyaoğulları'dır.Köye sonraları Harput’tan gelenlerde olmuştur.köyün eski adı Altkend idi soyadı kanunundan sonra Altköy adını almıştır.Köye daha sonraları Göbütoğulları,Ekkecioğulları,Kökoğulları, Sarıoğulları,Şelteoğulları,Mollaoğulları son olarak Konya taraflarından Şehoğulları gelip yerleşmişlerdir. Köyün
güneydoğusunda bir türbe ve ziyaret vardır.Güzel
ormanı ve yaylası ve güzel doğası vardır.Yazın 100,kışın 40 hane olan köyün
Refahiye' ye uzaklığı ARDIÇLI (MEKETME) KÖYÜ
Köyün ne zaman ve
kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir köyün adı önceden Meketme iken daha sonra yörede ardıç ağaçlarının fazla
oluşu sebebi ile ardıçlı olarak değiştirilmiştir.Kuruçay ilçe statüsünde iken oraya bağlı bulunan
köy 1950 yılında Refahiye’ye bağlanmıştır.Köyde arıcılık ve hayvancılık
yapılmaktadır.5 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ARMUTLU KÖYÜ
Köyün kurucuları
Kemah’ın Yerdere köyünden gelip köyün yerini bir
asır önce Kemahlı Sağıroğulları'ndan satın alarak
yerleşip köylerini kurmuşlardır. Yörede armut ağaçlarının çokluğu sebebi ile
köye armutlu adı verilmiştir.Köyde arıcılık ve
hayvancılık yapılmaktadır. 7 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ARPAYAZI (BEKOLAR) KÖYÜ
Köyün kurucusu
Bekir Ağa 93 harbi seferberliğinden önce Sivas-İmranlı’nın Mustolar köyünden gelerek bugün orta mahalle denen yere
yerleşip köyü kurmuştur.Bekir Ağanın oğulları Taşbaşı,Fedeyler(Fadime),Kazım
ve Temür mahallelerine dağılıp yerleşmişlerdir.
Köyün kurucusu Bekir ağa olduğundan köye Bekolar
adı verilmiştir.Daha sonra köyde çok arpa
yetiştirilmesi sebebi ile Bekolar adı arpalar
olarak değiştirilmiştir.Taşbaşı mahallesinde 3kazım
mahallesinde 4 ve Temür mahallesinde 4 olmak üzere
toplam 15 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ASLANYUSUF (OĞLANYUSUF) KÖYÜ
Mehmet ve oğlan
Yusuf adlı iki kişi,aile etrafı ile birlikte
horasan'dan gelerek köyü kurmuşlardır.Köy adını oğlan (çocuk)Yusuf'tan
almıştır.daha sonra köyün adı Aslan Yusuf olarak değiştirilmiştir.Köye daha
sonradan Ağrı-Karaköse den de gelen olmuştur.Köyün
doğusunda oğlan Yusuf'a ait olduğu söylenen mezar şeklinde bir ziyaret
vardır.Ayrıca cami önünde 1000 yıllık bir kavak vardır.Köy halkı geçimini
tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır.Yazın 20 kışın 12 hane olan köyün ilçe
merkezine uzaklığı AŞAĞISÜTLÜ (GÖLÜKSÜR) KÖYÜ
Köyün kurucuları Orta Asya’dan gelen Alibeyoğulları'dır bu kabile soyadı kanunu çıktıktan sonra şahin soyadını almıştır. Alibeyoğulları önce,şimdiki çat köyünün bulunduğu yere yerleşirler.50-60yıl burada yaşadıktan sonra burayı sel basması sonucu şimdiki köyün yerine yerleştiler.(1570)yıllarında vaktiyle köyün çevresinin ormanlarla kaplı olduğu rivayet edilmektedir. Köye başka
yerlerden de yerleşen olmuştur. 1961 yılında köyün adı Aşağısütlü
olarak değiştirilmiştir.Köyün bugünkü sınırları
içerisinde bulunan Ağcadam mevkiinde Rumlardan kalma
kilise ,hamam yeri,su kanalları ve harabeleri bulunmaktadır.Köyün Köyde meyve sebze
tarımı ile ağaç yetiştiriciliği de yapılmaktadır.Yazın
60,kışın 30 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı AYDOĞAN (ZÖHREP) KÖYÜ
Köyün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Kurucularının Horasan'dan geldiği rivayet edilmektedir.Orman bölgesi içerisinde yer alan köyün eski adının ne anlama geldiği bilinmiyor.Zöhrep adı daha sonra Aydoğan olarak değiştirilmiştir. Köyün sınırları
içerisinde koyun Baba,Tekçam
ve Havlatı adlarında üç ziyaret yeri olduğu
,buralara gidilerek kurban kesip,dilekte bulunulduğu söylenmektedir. Köy
halkı geçimini tarım hayvancılık ve arıcılıkla sağlamaktadır. Yazın 80,kışın
58 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı AŞUT KÖYÜ
Selçuklular
zamanında aşut ve kayı
adında iki zat aileleri ile birlikte bu yöreye ye gelerek, Kayı adlı zat
yerleşip Kayı köyünü,Aşut
adlı zat Aşut köyünü kurar. Alaaddin
Keykubatın ordusuna bu köyden asker verildiği
rivayet edilmektedir.Ozan mezrası şimdiki yerinden Cumhuriyetin ilk yıllarında T.B.M.M.'ne Antalya milletvekili seçilen ve aynı zamanda ilk bayan milletvekili olan Türkan Baştuğ , bu köyden olup köydekilere elmas soyadını o vermiştir Ayrıca 18. Ve 19.dönemlerde de Hayrettin ve Alaattin Elmas kardeşler T.B.M.M.ne İstanbul milletvekili olarak girmişlerdir. Köyde okur yazar oranı yüksek olup gençlerin %80 i üniversite
mezunudur. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. oOzan mezrasıyla birlikte köyde yazın 14 kışın,8 hane
yaşamaktadır. Köyün ilçe merkezine uzaklığı AVŞARÖZÜ(HÜSEYİNŞEYH) KÖYÜ
Köyün kurucusu
Horasan erlerinden 40 kişilik gruptan olan Şeyh Hasan (Tur Hasan) Baba'dır.
Hüseyin Şeyh bu zatın babasının adıdır.Bu zat aile
efradı ile birlikte şimdiki köyün AYDINCIK (HAÇIR) KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Köye ilk gelenlerin iki hane olduğu ve
sonraları çevre köylerden de gelip yerleşenler olduğu söylenmektedir. Köyün
eski adının ne anlama geldiği bilinmemektedir. Etrafının açık olduğu sebebi
ile eski adı aydıncık olarak değiştirilmiştir. Köyün kutlu tepe mevkiinde
kutlu baba diye bilinen bir zatın mezarının olduğu ve köylüler tarafından
zaman zaman oraya giderek adak adayıp kurban
kestiği söylenmektedir. Köy halkı geçimini tarım,hayvancılık
ve arıcılıkla sağlamaktadır. Yazın 25,kışın 18 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı AĞÇEKÖY Köyün kuruluşundan
iki asır sonra horasan'dan bir aile gelip Avşarözü,
Günyüzü ve Kalkancı köylerinin topraklarının birleştiği yere yerleşir.
Topraklarının renginin beyaz olması nedeni ile buraya Ağce
köy adı verilir. 1.Dünya Savaşından sonra yöredeki çeteler tarafından can
güvenlikleri tehdit edildiğinden köy halkı Çamdibi
ve Avşar özü köylerine geçerler. Bu köyün harabeleri mevcuttur. Tekçam ormanları köyün hudutları içerisinde olup mesire
yeri olarak kullanılmaktadır. Köyde tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. 45
hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı BABAASLAN (AMADUN) KÖYÜ
Orta Asya göçleri sırasında gelen köy halkı bugünkü topraklar üzerine köylerini kurmuşlardır. Köyün eski adı Amadun olup daha sonra köyde yaşamış Aslan adındaki birinden hareketle köyün adı baba Aslan olarak değiştirilmiştir. Köyün Akkaya ve Bozolar adında iki mezrası vardır. Köyün yukarı tarafında şifalı olduğuna inanılan ve ziyaret edilen soğuk bir pınar vardır. Akkayalar mezrasında kimse yaşamamaktadır . Bozalar mezrasında ise sadece yaz
aylarında iki hane bulunmaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Yazın 20,kışın 6 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı BAKACAK (HAÇİRGE) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Çaldıran savaşından sonra gelip buraya yerleşen Durmuşoğulları
dır. Köy bir vadinin yamacına kurulduğundan ve karşı
yamacı tam karşıdan gördüğünden köye bakacak adı verilmiştir. Eski adının ne
anlama geldiği bilinmemektedir. Köy halkı geçimini Arıcılık, Tarım ve
Hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 6 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı BALOĞLU (KUTBALOĞLU) KÖYÜ
Köyün kurucuları
bir kısmı Van’dan bir kısmı Balıkesir’den gelerek şimdiki köyün BAŞTOSUN (KALUR) KÖYÜ
Köyün kurucuları
iki asır önce Şiran’dan geldiği söylenmektedir. Köyün eski adının ne anlama
geldiği bilinmemektedir. Kalur adı daha sonra Baştosun olarak değiştirilmiştir. Köyün etrafı çam
ormanları ile kaplıdır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Yazın 20,kışın 10 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı BİÇER KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi kesin olarak bilinmiyor. Köye yerleşenlerin bir kısmının Erzurum’dan
geldiği söylenir. Köye biçer adının neden verildiği bilinmiyor. Köy halkı
geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 40,kışın 25 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı BOSTANDERE (CEYMÜT) KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi kesin olarak bilinmiyor Emin Ağanın dedelerinin Adana’dan gelerek köyü
kurdukları söylenir. Köye daha sonra Tokat'tan Fazlıoğulları'nın
Kuruçay'dan da İhsan Ağagillerin gelip yerleştiği
söylenir. Köyün girişinde yol üzerinde Palu harı denilen bir ziyaret olup
elinde siğil bulunanların burayı ziyaret ettiğinde geçtiği söylenir. Köyde
garip mezarı ve Kalkancı yolu üzerinde de bir mezar olup bu mezarın şehit
mezarı olduğu söylenir. Köyde sebze tarımı ve hayvancılık arıcılık yapılır.
30 hane olan köy ilçe merkezine uzaklığı BÖLÜKTEPE (GELBULAS) KÖYÜ
Köyün kurcularının
doğudan geldiği söylenmektedir. Eski adının nereden geldiği ve köyün kuruluş
tarihi bilinmiyor. Köyün etrafında küme küme, bölük
bölük tepelerin olması nedeni ile, Gelbulas adı sonradan ,Bölüktepe olarak değiştirilmiştir. Köy halkı
geçimini tarım ve hayvancılıkla,arıcılıkla
sağlamaktadır. Yazın 7,kışın 4 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı CENGERLİ KÖYÜ
Köyün kurucularının Horasandan geldiği rivayet edilmektedir. Köyün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor. Köyde yaşayanlar köye asker gönderdiği için köye cenk-er li adının verildiği söylenir. Köyün yakınlarında kime ait olduğu bilinmeyen bir kale mevcuttur. Burada bulunan büyük bir kayanın kale şekline getirildiği etrafında kaleye ait olduğu söylenen hamam ve değirmen kalıntıları ile yerleşim yerlerine rastlandığı söylenir. Köy Cumhuriyetten
sonra nahiye merkezi durumuna getirilmiş olup eski yerleşim yerlerinden biridir.
Daha sonra idari yapılaşma içerisinde köy statüsüne getirilmiştir. Köyde
inşaat ustalarının fazla oluşu sebebi ile köye Ustalar köyü de denilir.
Ayrıca geleneksel olarak kilim dokumacılığı yapılıp Cengerli
kilimi diye tanınmaktadır. Köy halkı geçimini tarım hayvancılık ve arıcılık
ile sağlamaktadır. Yazın 60,kışın 30 hane olan köy ilçe merkezine uzaklığı ÇALTU KÖYÜ
Köyün kurucuları
1.dünya savaşı seferberliğinden sonra Kemah’ın armutlu ve Çaltu
köylerinden iki hane olarak gelip buraya yerleşmişlerdir. Kemah'ın Çaltu köyünden geldikleri için kurdukları bu yeni köye de
Çaltu adını vermişlerdir. Köy halkı geçimini tarım
ve hayvancılık ile sağlamaktadır. 10 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ÇAMDİBİ (BELENSOR) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Orta Asya'dan gelerek Gercanis'in tam karşısına
gelen topraklarda köylerini kurup, Belensor adını
vermişlerdir. Köyün adının ne anlama geldiği bilinmiyor. Uzun seneler aynı
yerde yaşayan Belensor'lular bundan yaklaşık 150
yıl önce köylerini şimdi bulundukları yere taşımışlardır. Bu göçün sebebi tam
olarak bilinmemekle beraber yaşlılar sebep olarak şimdiki köy yerinin otlak
ve mera bakımından zengin oluşunu göstermektedir. Yeni köy yerinin çam
ağaçları ile kaplı oluşu sebebi ile köyün adı Çamdibi
olarak değiştirilmiştir. Daha sonra buraya kurucularının dışında Hakoğlu köyünden ve Trabzon’dan gelip yerleşenler
olmuştur. Köyün yakınlarında eskiden bir kilise olduğu söylenmektedir. Ancak
bu kiliseden hiç bir kalıntı bulunmamaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılık ve kısmen arıcılık ile sağlamaktadır. Yazın 16,kışın 9 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı ÇAT KÖYÜ
Yapım aşamasındadır… Bilgiler tam sahip
olmadığımız için gerekli çalışmalar yapılmaktadır… ÇAMLIMÜLK (MÜLK) KÖYÜ
Köyün
kurucularının Şadılı Aşiretinden oldukları aşiret
reislerinden Abas Ağa ve akrabalarının Orçul yöresindeki köylere yerleştikleri söylenir. Abas Ağa Ekecik köyünün
kuzeyindeki tepede vefat etmiş olup mezarının orada olduğu söylenmektedir. Bu
yöre halkına Abbasın Aşireti de denilmektedir.
Köyün Körismail,Karyatağı ve Yanıklar adında üç
mezrası vardır. Bu mezralar dan Karyatağı ve
Yanıklar boş olup Körismail mezrasında da yaz
aylarında 3 hane bulunmaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Yazın 25,kışın 6 hane olan köyün ilçe merkezine olan uzaklığı ÇATAK KÖYÜ
Köyün kurucularının 93 Huhacirleri olarak Artvin-Hopa Elazığ-Palu dan gelerek köyü kurdukları söylenir. Köyün kurulduğu yer üç vadinin birleştiği yer olduğundan köye çatak adı verilmiştir. Köyün kuruluş tarihi kesin bilinmiyor. Yirmi yıldır
cumartesi günleri köyde hayvan pazarı kurulmakta olup merkez köy sıfatının
taşımaktadır. Köy halkı geçimini tarım, hayvancılık ve arıcılık ile
sağlamaktadır. Yazın 20,kışın 16 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ÇAVUŞ KÖYÜ
Köyün kurucularının
Kemah’tan geldiği söylenmektedir. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor.
Tarihte bir askeri birlik buraya yerleşmiş bu birlikten bir çavuş ölmüş orada
defnedilmiş bu çavuşun mezarından hareketle çavuş adı verilmiştir. Köyün
kuzeyinde kendirli diye anılan bir yeraltı şehrinin olduğu rivayet edilir.
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 15,kışın 4
hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ÇATALÇAM (ZEVKER) KÖYÜ
Köyün eski adı Zevker dir. Zevker
zevk yeri anlamına gelir kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor köye ilk
yerleşenler Kumbaroğlu sülalesi olup bu sülalenin
üç asır önce Karadeniz bölgesinden geldiği rivayet edilmektedir. Askeriyenin
yaptığı pafta çalışmasında köyün doğusunda bulunan çatal şeklinde bir çam
ağacından hareketle köye Çatalçam adı verilmiştir.
Kemah sancağına bağlı bir yer olduğundan ve kendisine bağlı 36 köy bulunduğundan
köye Jandarma Karakolu kurulmuştur. Köyde Sağlık Ocağı PTT
,Tarım Kredi Kooperatifi Orta Okul binası ve Kapalı Salon
bulunmaktadır. İdari yapılaşma içerisinde Bucak Müdürlüğü kaldırılarak köy
statüsüne indirilen köyde okur-yazar oranı yüksek olup nüfusun %15 i
tahsillidir. Köy halkı geçimini tarım hayvancılık ve arıcılıkla
sağlamaktadır. Yazın 80,kışın 60 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ÇIRAGEDİĞİ KÖYÜ
Bundan yaklaşık
100 sene önce Ahmet Ağa ve Kara Veli adında iki kişi aile efradı ile
Tunceli’den gelerek köye yerleşmişlerdir. Ahmet ağa adından hareketle köye
Ahmet Ağa Köyü denmiş daha sonra çam ağaçlarının ve dolayısı ile çıranın çok
oluş sebebi ile köyün adı Çıragediği olarak
değiştirilmiştir. Köyün batısında Beştepe güneyinde
de Çam oluk ziyaretleri olup bugünde ziyaret edilmektedir. Köyde hayvancılık kısmende arıcılık yapılmaktadır. Yazın 25, kışın 13 hane
olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ÇUKURYAZI (MAHMER) KÖYÜ
Köyü Aydın'dan
gelen Aydınoğulları 'nın
kurduğu söylenmektedir. Eski adının ne anlama geldiği bilinmiyor. Köyün kuzey
batısında kale boynu adında oyma taştan bir kale olduğu söylenmektedir. Köy
halkı geçimini sebze tarımı, hayvancılıkla sağlamaktadır.25 hane olan köyün
ilçe merkezine uzaklığı ÇİÇEKALİ KÖYÜ
Rivayete göre bir
kabile Orta Asya'dan gelerek bugün Resullar adıyla
anılan köye yerleşmişler buradan da çeşitli yerlere dağılım olmuştur işte bu
dağılım sonucu bir grup da köyün şimdiki yerine gelip yerleşmişler. Özellikle
mayıs-haziran aylarında köyde her yerin çiçeklerle kaplı olması nedeni ile
köye Çiçekali adı verilmiştir. Yaklaşık 100 sene
tarihi olan köy kurulduğundan bu yana hep Çiçekali
adı ile anılmıştır. Köye yerleşen sülale önceleri Davut oğulları namı ile
anılırken soyadı kanunun ile Ağçiçek adını
almıştır. Daha sonraları akrabalardan bazıları Rençberoğulları
soyadını almıştır. Köyün kuzey batısında meşe ormanı bulunmaktadır. Köy halkı
geçimini tarım hayvancılık ve arıcılıkla sağlamaktadır. 2 hane olan köyün
ilçe merkezine uzaklığı ÇUKURÇİMEN KÖYÜ
Köyün
kurucularının Orta Asya’dan gelip şimdiki köyün doğusunda yerleştikleri
rivayet edilmektedir. Köyün batısındaki çukur çayırlardan dolayı köye Çukurçimen adı verilmektedir. Köye 93 harbinden
(1877)sonra Bingöl-Kiğı’dan gelip yerleşenler olmuştur. Ayrıca 1939 Erzincan
depreminden sonra Refahiye’nin tepe köyünden gelip yerleşenler olmuştur.
Köyün batısında bulunan Ali Hayadrın mezarı ziyaret
kabul edilmektedir. Köy halkı geçimini tarım hayvancılık la sağlamaktadır.
Yazın 13,kışın 5 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı DİŞTAŞ KÖYÜ
Köyün kurucuları
yaklaşık iki asır önce Bingöl-Kiğı’dan gelip köyün şimdiki yerine
yerleşmişlerdir. Köyün batısında Deli Bekcan adında
bir ziyaretin olduğu ayrıca bu ziyaretin 500metre batısında da Nesimi
(ambarlı tepe)adında bir ziyaretin olduğu söylenmektedir. Köyün Yerlice(Hıdoyeri),Ünlüce(Gezdikler) ve İnce Habibler adında üç
mezrası bulunmaktadır. Köy halkı geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır. Yerlice'de 4,Ünlüce'de 3,İncehabibler'de 1 ve köy merkezinde 7 olmak üzere toplam
15 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı DEREBAŞI KÖYÜ
Köyün asıl
sahipleri Kemah’lı Sağıroğullarıdır.
Köyün şimdiki halkı Kemah Munzur’dan gelerek Sağıroğullarına
hizmet ederler Sağıroğluda köyün yerin onlara
verir. Köyün güney batısında bir ziyaretin olduğu söylenmektedir. Köy halkı
geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 7 ,kışın
5 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı DAMLACA (BUĞDAÇAR) KÖYÜ
Köyün kurucusu Horasan erlerinden Anadolu’ya gelen 40 kişilik gruptan biri olan Mevlana Mahmut oğlu Derviş Murat zaviyesini buraya kurar. Bu zatı çevrede yaşayanlar :"Bir şeyh buraya yerleşti halkı haraca bağlıyor." diye devrin hükümdarına şikayet ederler. Padişah şikayeti değerlendirmeye geldiğinde Şeyhi Alacahan yakınlarında görür ."Şeyhliğini bize de ispat et der". Bu zat da büyük bir taşa ata biner gibi oturur taş yürümeye başlar. Hükümdar dile benden ne dilersen der. Oda köyün yerini hudutlarıyla ister. Hükümdarda köye Derviş Murat uhdesini verir. Bu taş Eyerkaya diye anılıp Alacahan mezarlığının yanındadır. Şimdi ise ziyaretgah olarak kabul edilmektedir. Buğday ve arpanın çok olması sebebi ile köye Buğdaçar adı verilmiştir. Köye daha sonra Malatya Alucra Şirandan gelip yerleşenler olmuştur. Ayrıca köyün güneydeki yolun üzerinde Evliya Çamı denilen bir yer vardır. Yol yapılırken dozer operatörü evliya çamı'nın bulunduğu tepeyi düzeltmek istemiş. Ancak dozer bir türlü toprağa işlememiş. O gece dozerci rüyasında çok kötü şeyler görmüş. Bunun üzerine tepenin etrafını dolaşacak şekilde yolu virajlı yapmış. Buradaki çam ağacı zamanla kurumuş. Köylünün biri onu kesmek istemiş, ancak ağacın yanına geldiğinde unun yemyeşil olduğunu görmüş. Köyde meyve ve
sebze tarımı yapılmaktadır. Yazın 40 kışın,20 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı DİYARLAR KÖYÜ
Köyün kurucuları
doğudan gelip önce Resullar köyüne yerleşmişlerdir.
Daha sonra bir grup buradan ayrılarak köyün şimdiki yerine yerleşmişlerdir.
Köye gelen bu grubun başında Diyaroğlunun olduğu
bundan dolayı da köye diyarlar adının verildiği söylenmektedir. Köy halkı
geçimimi hayvancılık ve arıcılık ile sağlamaktadır. Toplam 3 hane olan köyün ilçe
merkezine uzaklığı DOĞANDERE (ESİRGAH) KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi ve eski adı bilinmiyor. Köyün içinden geçen dereden dolayı eski adı Doğandere olarak değiştirilmiştir. Önceden bucak merkezi
olan Doğandere idari yapılaşma içerisinde köy
statüsüne getirilmiştir. Köyün nüfusu ve hane sayısı giderek azalmaktadır.
Bucak merkezi iken kurulmuş olan karakol sonradan kaldırılmıştır. Köyde sebze
tarımı ve hayvancılık yapılmaktadır. 6 hane olan köyün ilçe merkezine olan
uzaklığı DOLAYLI (MONDULAS) KÖYÜ
Köyün kurucular
Selçuklular döneminde Anadolu’ya gelen Arıcıoğulları
ve Eğlenceoğulları'dır. Köye daha sonra 93
muhacirlerinden de gelip yerleşen olmuştur. Köyün adının ne anlama geldiği
bilinmiyor. Köyün güneyinde kırlar diye anılan mezar şeklinde bir ziyaret
vardır. Kuraklık olduğu zaman o ziyarete gidip yağmur duası edilirmiş. Köyün
batısında kaynak suyu halinde şifalı bir su akıp bu suyun cilt hastalıklarına
iyi geldiği söylenmektedir. Köyün kuzeyinde Yukarı Mondulas
denilen Rum köyü harabe şeklinde olup 1981 yılında idris ağadan satın alınmış
olup arazisi kullanılmaktadır. Köy halkı geçimini tarım,hayvancılık
ve meyvecilikle sağlamaktadır. Yazın 15,kışın 8 hane olan köyün ilçe
merkezine olan uzaklığı EKECİK KÖYÜ
Çaldıran
savaşından sonra Cıbızoğlu denen birinin aile
efradı ile birlikte önce köyün kuzeyindeki kale denilen yere daha sonrada
köyün şimdiki yerine yerleşerek köyü kurduğu söylenir. O dönemlerde köy
halkının çardaklı yolunun güvenliğini sağladıkları resmi kayıtlarda
mevcuttur. (1591)köye daha sonraları Harput Tunceli-Ovacık Erzincan ve
Gümüşhane-Kelkit’ten de gelip yerleşimler olmuştur. Köyde küçük
baş hayvancılık ve besi hayvancılığı yapılmaktadır. Ayrıca tarım ve
ticarette önemli geçim kaynaklarındandır köy Refahiye’nin kalabalık
köylerinden biridir. 70 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ERECEK (MANK) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Horasandan gelen Bayramoğulları, Recepoğulları ve Rizvanoğulları'dır.
Köye 93 harbi seferberliğinden sonra Artvin’den ve Kurtuluş Savaşından sonra
Kemah’tan gelenler olmuştur. Köyün güneyindeki çamlık bölgede mezar şeklinde
geyikli baba ziyareti olup ayrıca köyün GAZİPINAR KÖYÜ
Köyün kuzey
batısındaki göze (pınar)başındaki bir askerin ölüp gömüldüğü rivayet
edilmektedir. Bu pınardan dolayı köye Gazipınar adı
verilir. Köyün kurucuları önce,şimdiki köyün
güneyindeki dereye yerleşmişlerdir. 1939 depreminde köy yerle bir olmuş daha
sonra şimdiki yerine taşınmıştır. Köyün Işıklı (Kaşıkcemo)
ve Yaylabaşı (Eşekçekmez)
adında iki mezrası olup bunlardan Yaylabaşında
8,Işıklıda ise 7 hane bulunmaktadır. Mezralarla birlikte 48 hane olan köyün
ilçe merkezine uzaklığı GEMECİK KÖYÜ
Köy halkının Ortaasya'dan geldiği söylenir. Köyün sınırları içerisinde
kızlar sinisi (kırklar gediği)adıyla bir yer vardır. Rivayete göre burada
bulunan 40 kadar kadına düşmanlar saldırır. Kadınlar iffetlerini koruyacak
bir çare bulamayınca Allah’a dua ederler "Allah’ım namusumuzu bu gavurlara teslim etme bizi taş kes". Bu duaları
karşısın da halka şeklinde taş olurlar. Ayrıca köyün Sırataşlar
mevkisi ile de bir hikaye anlatılmaktadır.
Söylentiye göre;çevre köylerden bir gelin
getirilirken düşmanlar düğün alayının önünü keserler. Alayda bulunanlar
düşman eline geçmemek için Allah’a dua etmeye başlarlar. Bu duaları sonucunda
sıra halinde taş olurlar. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Köyün yukarı Gemecik mezrasında
yazları 12,kışları 11;köy merkezinde ise yazları 22,kışları 17 hane olmak
üzere köyde yazları toplam 34 kışları 28 hane olmaktadır. Köyün ilçe
merkezine uzaklığı GÖÇEVİ (KOÇEVİ) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Karadağlar sülalesi olup buların nereden geldiği bilinmiyor.daha
sora Kemah’ın UrfaT ve Refahiye’nin Yurtbaşı (Melikşerif)köylerinden
gelip yerleşenler olmuştur.Köy 1950 yılına kadar Koçevi
adıyla anılırken bu tarihten itibaren Göçevi adını
almıştır.Köyün doğusunda Yelpınarı adında bir
kaynak suyu bulunup bu suyun romatizma ağrılarına iyi geldiği denir.Köy halkı
tarım hayvancılık ve arıcılık yapmaktadır.Yazın 22 kışın 11 hane olan köyün
ilçe merkezine uzaklığı GÖKSEKİ KÖYÜ
Oğuzların Kıpçak
boyundan olan köyün kurucuları Orta Asya’dan gelip köye havalisine yerleşmişlerdir.Bir süre orada kaldıktan sonra köyün
şimdiki yerine taşınmışlardır.Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Savaşına
giderken (14-15 temmuz 1514)bu köyde iki gün kalmıştır.Askerin konakladığı
mevki bataklık olması nedeni ile köye GÜLENSU (HIŞTOLAR) KÖYÜ
Köy halkı tarihte
Orta Asya’dan göçerek köyün bu günkü yerine yerleşmişlerdir önünde gülen
dağından gelen suyun akması nedeni ile köye Gülensu
adı verilmiştir. Cengerli nahiyesine bağlı olan köy
sonra Doğandere,daha sonra da Gümüşakar
nahiyesine bağlanmıştır. Köyün eski adının ne anlama geldiği bilinmiyor.
Köyün İmecik,Zeriler ve Babolar adında üç
mezrası bulunmaktadır. Babolar mezrası bugün terk
edilmiş durumdadır. İmecik ve zeriler mezraları da
kışın boş kalmaktadır. Yaz aylarında ise üçer hane kalmaktadır. Köy halkı
geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Toplam 9 hane olan köyün ilçe
merkezine uzaklığı GÖLKÖY
Kuruluş tarihi
bilinmeyen bilinmeyen köyün kurucuları doğudan
gelen Mirzaoğullarıdır. Köyün içerisinde yağmur
suyuyla dolan üç küçük göl vardır bundan dolayı köye Gölköy adı verilmiştir.
Köyün şihoruç (otluca ) adında bir mezrası
bulunmaktadır. Bu mezra adını şeyh oruç adlı bir kişiden almıştır. Mezrada
bulunan kavak ağaçları ziyaret kabul edilmektedir. Köy halkı geçimini
hayvancılıkla sağlar. Yazın 16 kışın 7 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı GÜMÜŞAKAR (KOÇKİRİ) KÖYÜ
Köyün
kurucularının 1-2 asır önce geldiği rivayet
edilmektedir. Köyü kuranın Telli Bey (Karakoç)olduğu söylenmektedir. Köye
daha sonra Sedefoğulları ,Topgüloğulları ,Köknaroğulları, Küçükşahinoğulları
da gelip yerleşmişlerdir.Köy Cumhuriyet döneminde nahiye merkezi
olmuştur.köyün doğusunda Koçgölü denen ve ziyaret
de kabul edilen bir göl vardır.Koçgölü'nden
hareketle köye Koçgiri denir. Bu ad daha sonra Gümüşakar olarak değiştirilmiştir.Köy
halkı geçimini tarım hayvancılık la sağlamaktadır.33 hane olan köyün ilçe
merkezine uzaklığı GÜVENTEPE (BAZGU) KÖYÜ
Köyün kurucuları
doğudan geldiği söylenir. Köy kuru çay ilçe iken oraya bağlı olup 1950
yılında Refahiye’ye bağlanmıştır. Köyde kendi ihtiyaçlarını karşılayacak
kadar kilim dokunmaktadır. Köyün yukarı tarafında kel baba adında bir türbe
vardır. Ancak bu türbe adında her hangi bir bilgi bulunmuyor. Köy halkı
hayvancılık ve arıcılık yapmaktadır. Yünlüce mezrasında 4,merkezde 8 olmak
üzere toplam 12 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı GÜZLE (ÖREN) KÖYÜ
Köyün kurucuları
doğudan gelip önce Resullar köyüne yerleşmişler.
Daha sonra bir grup buradan ayrılarak.köyün şimdiki
yerine gelip yerleşmişlerdir. Köy halkı geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır.
6 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı GÜNYÜZÜ (GERCANİS) KÖYÜ
Rivayetlere göre
17.y.y ikinci yarısında, sultan 4. Mehmet'in zamanında Horasan tarafından
maiyetiyle gelerek bugünkü Günyüzü köyünün bulunduğu çamlı tepeler arasındaki
vadiye ve doğusundaki düzlüğe yerleşen sarı kadı,1690 tarihinde köydeki eski
caminin temelini atmış böylece köy kurulmuştur. Cami 1864 yılında Pamuk Ağa
tarafından imar edilmiştir. Şimdiki cami 1995 yılında yapılmıştır. Köyün kuruluşundan
önce bu yerin gerciş veya gercanis
adı ile anıldığı kayıtlarda görülmektedir. Gercanis
yöreye verilen bir ad olup daha sonra nahiye adı olarak kullanılmıştır. Gercanis mahalli yerleşim birimi olarak daha sonra kaza
olup, HACI KÖY
Köyün kuruluş
tarihi tarihi kesin olarak bilinmiyor. Bundan
yaklaşık 400 yıl önce üç kişi ailesi ile birlikte horasan dan
Mekke’ye gider. Hac farzlarını yerine getirdikten sonra uzun bir yolculuk
sonucunda buraya yerleşerek köylerini kurarlar. Köye de Hacı köy adı verilir.
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 20 kışın 10
hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı HALİTLER KÖYÜ
Bundan yaklaşık
bir asır önce bir aile Yeniyurt'dan gelerek köyün
yerine yerleşmiş köy böylece kurulmuştur. Bu gelen kişinin Halit olması
sebebi ile köye Halitler adı verilmiştir.ilçe
merkezine KAÇAK KÖYÜ
Köyün kurucuları
Ovacık-Dersim'den gelmiştir. Köyün kuruluş tarihi
kesin olarak bilinmemekle beraber kurucularının 93 harbi seferberliğinden
sonra geldiği rivayet edilmektedir. Köyün Gölcük adında bir mezrası bulunup
burada 9 hane bulunmaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Toplam 18 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KADIKÖY
Köy halkının 1928 lerde Zaranı Hamituzu ve Hizol yörelerinden
geldiği rivayet edilmektedir. Köy halkı adını köyde mezarı bulunduğu söylenen
kadı isimli bir şahıstan almıştır. Köyde hale ayakta olan ve Rumlardan
kaldığı söylenen bir kilise mevcuttur. Kilisenin içinin bir bölümü bakımlı
bir bölümü bakımsızdır. Köyün yakınlarında bulunan ve kime ait olduğu
bilinmeyen bir mezar olup burası örtülü adıyla anılmakta köylüler tarafından
ziyaret edilir kurbanlar kesilip dilekte bulunulur. Ayrıca bu yer mesire yeri
olarak ta kullanılmakta. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır.18 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KABULLER KÖYÜ
Köyün kurucuları
yaklaşık 100-150 sene önce Elazığ ve Tunceli’den
gelerek şimdiki köyün yerine yerleşmişlerdir. Köy halkı geçimini
hayvancılıkla sağlamaktadır.6 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı MERKEZ KALKANCI KÖYÜ
Köyün kurucuları
Orta Asya’dan 500 yıl önce develerle gelip köyün şimdiki yerine yerleşen Şahmahmuhoğulları'dır yine bu tarihlerde Kelaliler (Kellalar) denilen
bir ailede köyün doğusundaki vadiye yerleşmişlerdir. Ancak bu aileden bir
çocuğun sele gitmesi sonucu Kelaliler Şahmahmuhoğulları'nın yanına taşınmıştır. Kelalilerin böylece konup kalkmaları nedeniyle bir başka
rivayete göre de köy yerinin kalkan otları ile kaplı olması köy adının
Kalkancı olmasına sebep olmuştur köye daha sonraları Halep’ten ve Giresun
Alucra’dan gelip yerleşenler olmuştur. Köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 70,kışın 40 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı G.KALKANCI KÖYÜ
Köyün kurucuları İnceoğulları olup bundan yaklaşık iki asır önce Tercan’dan
gelerek köyün şimdiki yerine yerleşmişlerdir bunların 1.dünya savaşı
seferberliğinde köylerinden ayrılıp bugünkü Akbağ(gezge)köyüne
göçtüğü burada bir kaç yıl kaldıktan sonra tekrar kendi köylerine taşındığı
konup-kalkma (göçme) ları nedeni ile köye kalkancı
adının verildiği söylenir. Köyün KAMBERAĞA KÖYÜ
Köyün kurucusu
Yukarı Sütlü köyünün kurucusu olan Temur Ağanın
kardeşi Kamber Ağa dır . Köyde şimdi Kamber Ağanın 4
kuşaktan torunları yaşamaktadır. Köyün Emirdere ve Körappolar adında iki mezrası olup bu mezralardan Emirdere'de 5, Körappolarda 8
hane vardır.köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılıkla sağlamaktadır. Toplam 23 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı
KANDİL KÖYÜ
Köyün kurucuları
önce Sivas-İmranlı’ya yerleşmişler,daha sonra
şimdiki köyün yeri hayvancılığa daha elverişli olduğu için buraya
yerleşmişlerdir.köy halkı geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır.10 hane olan olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KANLITAŞ KÖYÜ
Köyün adını KARASU KÖYÜ
Köy halkının Orta
Asya’dan geldiği söylenmektedir köyün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor.
Köyün yakınlarındaki karasu adı verilen bir göze suyundan hareketle köye
karasu adı verilmiştir köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Yazın 20,kışın 15 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KARAYAPRAK KÖYÜ
Köyün adı Karayaap (Karayakup) tan Karayaprak olmuştur. Köyün yeri Suşehri-Karayakup köyünün yaylası imiş .
Köyün kurucusu Veli Bey, Yeniçeri askeri imiş yeniçeri ocağı dağılınca
kardeşi Tercan’ın Gökdere köyüne kendiside Uludere
köyünün Çakolar mezrasına yerleşir burada
barınamayıp Emirderenin Şakuller mevkiinde bulunan
amcalarının yanına gider amcaları ile birlikte şimdiki köyün yerine gelip
yerleşirler böylece köyü kurmuş olurlar. Köyün doğusunda; Şaşlıbaba,
kuzeybatısında Çakmakpınar, güneybatısında Musarıza (büyük kayalar şeklinde) ziyaretleri
bulunmaktadır. Köy halkı geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır. 35 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı KAYI KÖYÜ
Selçuklular
zamanında Kayı adında bir kişinin buraya gelip yerleştiği ve köyü kurduğu
rivayet edilmektedir. Bundan dolayı köye Kayı adı verilmiştir. Köy halkı
geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 50,kışın 20 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı KERSEN KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi bilinmemektedir. Kurcularının, Antalya dan
gelerek buraya gelerek yerleştikleri rivayet edilmektedir. Köy halkı geçimini
tarım hayvancılık ve arıcılıkla sağlamaktadır. Yazın 13 ,
kışın 6 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KAZÖREN KÖYÜ
Köyün kurcularının
Koçoğulları olduğu söylenir. Kuruluş tarihi kesin
olarak bilinmiyor. Köyün Ka'be 'nin vakfı olduğu
söylenmektedir. Köyün yamacında gaz yağı çıkarmış bu nedenle köye Gazveren denilmiş daha sonra bu ad Kazören
olarak değiştirilmiştir. Köyün doğusunda "kavağın düzü" mevkiinde
kale ve ziyaret olduğu rivayet edilir. Kale üzerinde bina harabeleri vardır.köye daha sonra Azerbaycan-Karadağ’dan, Şiran’dan
ve Orçul’un Körappolar
mevkiinden gelip yerleşmeler olmuştur. Köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılıkla sağlamaktadır. 36 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KIRANTEPE (VENK) KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi ve eski adının ne anlama geldiği bilinmiyor. Köyün kurucuları şimdiki
köyün KIRIKTAŞ KÖYÜ
Köyün kurucuları
Cumhuriyetin ilanından sonra Erzincan ve Tunceli’den gelerek buraya
yerleşmişlerdir. Köyün kuzeyindeki kırık bir kayadan dolayı buraya Kırıktaş denmiştir. Köyün yerini köylülere Kemahlı Sağıroğulları vermiştir. Köy halkı geçimini hayvancılık
ve arıcılıkla sağlamaktadır. 12 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KIRKBULAK (HORHOPUL)KÖYÜ
Köyün
kurucularının Orta Asya'dan geldiği söylenmektedir. Köyün eski adının ne
anlama geldiği bilinmemektedir. Köyün etrafındaki kaynak sularının çok olması
sebebi ile köyün adı Kırkbulak olarak değiştirilmiştir.
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 30,kışın 18
hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı KIZILİNİŞ KÖYÜ
Kuruluş tarihi
bilinmeyen köyün kurucularının Bingöl-Kiğı’dan gelen Şadılı
aşireti olduğu söylenmektedir. Köyün yolunun iniş ve toprağının renginin
kızıl oluşu sebebi ile köye kızıl iniş adı verilmiştir. Köyün doğusundaki
Karadağ ile ilgili bir hikaye anlatılmaktadır.
Vaktiyle buradan geçen bir grup yolcudan bir kadın, kucağındaki çocuğu
otların üzerine bırakarak su içmek için dereye iner geri geldiğinde çocuğu
bulamaz. Bunun üzerine Karadağ'a "dağ yavrumu aldın Allah senin üzerinde
ot bitirmeye" diye beddua eder. O günden bu yana dağın üzerinde hiç ot
bitmediği söylenir. Köyün batısındaki yelken baba güneyinde de Gevrikıran adın da bir ziyaret bulunmaktadır. Halk
geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 30,kışın 2 hane olan köyün ilçe
merkezine uzaklığı KOÇKAYA (MEZRAHAN) KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi bilinmemektedir. Tarihte Giresun- Refahiye-Arapkir
kervan yolu üzerinde olan köyde bir han bulunmakta imiş. Bu handan
hareketle köye Mezrahan adı verilmiştir. Köyün adı
daha sonra koça benzeyen bir kayadan hareketle Koçkaya
olarak değiştirilmiştir. Köyün oluklu ve güneşli adında iki mezrası olup
bunlardan güneşli mezrasında kimse yaşamamaktadır. Oluklu mezrasında ise
yazın 4,kışın 2 hane bulunmaktadır. Köy halkı geçimini tarım hayvancılık ve
arıcılıkla sağlamaktadır. Yazın 16,kışın 12 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı KONAK (KOCU)KÖYÜ
Köyün kurucuları
Erzincan-Tercan’dan gelerek Sivas-İmranlı’nın Kerim köyüne yerleşmişlerdir.
Buradan da koca (ihtiyar)diye anılan biri aile efradı ile birlikte gelerek
köyün şimdiki yerine yerleşmişlerdir. Yöre şivesiyle köye Kocu
denmiştir. Kocu adı daha sonra Konak olarak
değiştirilmiştir. Köyün kuzeybatısında(Dereyayla) Dahar mezrası vardır. Köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 20kışın 8 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı KÜRELİK KÖYÜ
Köyün kurucuları
93 harbi seferberliğinden sonra Muş-Varto’dan gelerek şimdiki köyün
kuzeyindeki yere yerleşmişler. 1939 depreminden sonra köyün şimdiki yerine
taşınmışlar. Köyün KUZULUK KÖYÜ
Cumhuriyetin
ilanından sonra (Lozan 1924) Yunanistan ile azınlıkların değişiminde buranın
Rum olan eski halkı Yunanistan’ın Selanik şehrine göçer. Köy 15 yıl boş kalır
ve harabeye döner. Şimdiki köylüler,1942 yılında Alucra'nın boyluca(Zun)köyünden 12 hane olarak gelip buraya yerleşirler.köyün adı eskiden olduğu gibi kuzuluk olarak
kalır.köy 1987 yılında yakınlığı nedeni ile Refahiye’ye bağlanır.yazın 30
kışın 10 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı LALELİ KÖYÜ
Köyün tarihçesi ile ilgili iki ayrı rivayet anlatılmaktadır. Birincisi;Kemah ta ikamet eden Sağıroğulları,köyün bugün ki yerini yayla olarak kullanırlarmış. Bölgede de çokça lale olduğundan köye yerleşenler buraya laleli adını vermişler. İkinci rivayete göre;Kemah Emiri Melikşah görevden alınır yerine lale paşa adın da bir emir atanır. Lale paşanın taifesi olan Sağıroğulları Kemah’tan köyün bugün ki yerine göç ederek yerleşirler köye de lale paşa adından hareketle laleli adı verilir. Köyün yakınlarında
uyuz gölü adı verilen bir kaynak suyu bulunup bu su demir ve kükürt
içermektedir. Eski zamanlarda köyde çok fazla keçi varmış keçilerde zaman zaman uyuz hastalığı görülürmüş keçileri kükürdü fazla
olan bu gölde yıkayarak hastalıktan kurtarırlarmış. Bundan dolayı buraya uyuz
gölü denilmiştir. Halk geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın
20 kışın,11 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı LEVENTLER (LEVENTOĞLU) KÖYÜ
Yaklaşık iki asır
önce Osmanlı ordusunda levent olarak görev yapan bir askerin ordudan
ayrıldığı Çukurçimen deki Abas
ağadan bir yer istediği ağanın da bu köy yerini bu askere verdiği söylenir.
Bu şekilde kurulan bu köye Leventoğlu adı
verilmiştir. Bu ad daha sonra Leventler şeklinde değiştirilmiştir. Köyün MADENDERE KÖYÜ
Bundan bir asır
önce üç kardeş aile efradı ile birlikte Gümüşakar
köyünden ayrılarak köyün şimdiki yerine gelip yerleşmişler köy iki mahalleden
oluşur köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.13 hane olan köyün
ilçe merkezine uzaklığı MENDEMEBAŞI KÖYÜ
Köyün adının ne anlama
geldiği bilinmemektedir. Kurucuları köyün Aslan Dede ziyaretinin bulunduğu
yere gelip yerleşmişler ancak o yerde çöküntü olmuş. 1.Dünya Savaşı
seferberliğinden sonra köyün şimdiki yerine taşınmışlardır. Köyün Bektaşlı mezrasına Erzurum-Narman’dan Kırmanlılar
sülalesinin geldiği söylenmektedir. Köy halkı geçimini hayvancılıkla
sağlamaktadır. Bektaşlı mezrasında yazın 13,kışın
7,gömü mezrasında yazın 3,kışın boş,köyün merkezinde
ise yazın 20,kışın 14 hane bulunup köyün ilçe merkezine uzaklığı MENDEMEÇUKURU KÖYÜ
Köyün kurucuları
doğudan gelip önce Kelkit’in Hınzoru köyüne
yerleşmişler. Yaklaşık 3 asır öncede oradan göçüp köyün şimdiki yerine
yerleşmişler. Köye daha sonraları da gelip yerleşenler olmuş. Köy yerinin
çukur oluşu nedeni ile köye Mendemeçukuru adı
verilmiştir. Köyün kuzeydoğusunda aslan dede adıyla bir ziyaret vardır. Köy
halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.yazın
25 kışın 16 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı MURATÇAYIRI (RIŞKAN) KÖYÜ
Köyün kurucuları
93 harbi seferberliğinde Erzurum-Aşkale ve Bingöl-Kiğı’dan gelerek köyün
yerine yerleşmişlerdir. Köyün alt tarafında Rışkan
adında bir dere vardır köy adının buradan alır. Köy aşağı ve yukarı adında
iki mahalleden oluşmaktadır. Köy yeni adını murat'ın çayırından almıştır.
Köyün yukarısındaki ormanda bir kilisenin varlığından bahsedilmektedir. Bu
kilisenin tam karşısında 300 yıllık bir çam ağacı olup burası ziyaret kabul
edilmektedir. Köy halkı geçimini hayvancılıkla sağlar. Yazın 20,kışın 4 hane
olan köyün ilçe merkezine uzaklığı MÜLK KÖYÜ
Arazisinin çok
fazla oluşu sebebi ile köye mülk adı verilmiştir. Köyün kurucuları önce eski
mülk denilen şimdiki köyün yukarısındaki yere yerleşmişlerdir. Buranın suya
uzak oluşu sebebi ile daha sonra köyün şimdiki yerine taşınmışlardır. Köyün
kurucularının Malatya,Suşehri (kındık köyü) gibi
değişik yerlerden geldiği söylenmektedir. Köy dolabın dere adı verilen çayın
üzerine kurulmuştur. Halk geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır.10
hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı OLGUNLAR (SİPTİĞİN) KÖYÜ
Köyün
kurucularının Orta Asya’dan geldiği rivayet edilmektedir kuruluş tarihi kesin
olarak bilinmemektedir. Köy halkının olgun ve anlayışlı olması sebebi ile
köyün adı olgunlar olarak değiştirilmiştir. Köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 30,kışın 20 hane olan köyün ilçe merkezine
uzaklığı ONURLU (HANPERİ) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Türkmenlerden olduğu rivayet edilmektedir. Köyün tarihçesi hakkında mevcut
bir bilgi yok. Köy halkının onuruna düşkün ve diğer komşu köylerle iyi olması
nedeni ile köyün eski adı onurlu olarak değiştirilmiştir. Halk geçimini
hayvancılıkla sağlar.yazın 12,kışın 8 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı ORTAGÖZE (BADIRIK) KÖYÜ
Kurucularının Orta
Asya’dan geldiği söylenir. Kuruluş tarihi kesin bilinmiyor. Köyün yerleşim
yerinin yerel adı o göze olması sebebi ile Badırık
adı daha sonradan Ortagöze olarak değiştirilmiştir.
Köyün doğusunda toprakkale denilen bir yeraltı
şehrinin olduğu rivayet edilmektedir. Fakat hangi dönemden kaldığı
bilinmiyor. Köyün Tuzlakonağı, Maksutmoru
bulak adında 3 mezrası vardır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla
sağlamaktadır. Köyün ilçe merkezine uzaklığı ÖREN (HARABA) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Ardahan'dan gelmiştir. Daha sonra bu köyü Venk ve Perçemliler'e 60 TL ye satarak. Tokat'a gitmiştir.
Önceleri 3 ayrı mahalle olan köy daha sonra hırsızlık olayları sebebi ile bir
araya toplanmışlardır .Köyün kuzeybatısındaki
mezrada Rum mezarlık ve harabelerinin olduğu söylenmektedir. Köy halkı
geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Yazın 15 kışın 5 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı PERÇEM KÖYÜ
Yavuz Sultan Selim
Çaldıran savaşına giderken ordusu ile Gökseki
civarında konakladığında Perçem ve Topçu Baba adındaki askerler köyün
bulunduğu mevkii de şehit düşerler. Köy adını Perçem adlı askerden almıştır
bu zatlardan perçem baba köyün batısında topçu babada köyün doğusunda
bulunmaktadır. Mezarları ziyaret olarak bilinir. Köy halkının horasan
erlerinden olduğu söylenir köyün kuruluş tarihi bilinmiyor. Köyde hicri 1140
tarihli bir fermanın bulunduğu ve muhtar tarafından muhafaza edildiği
söylenmektedir. Bu ferman Alucra pınarlı (panik) köyü ile hudut fermanıdır.
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar. Yazın 25,kışın 20 hane olan
köyün ilçe merkezine uzaklığı PINARYOLU (DİVİR) KÖYÜ
Köyün kurucuları
Horasandan gelen Tuğcuoğulları, Karaaslanoğulları
ve Mollaalioğulları olduğu rivayet edilmektedir.
Yine Horasandan daha sonraları Zülfikaroğlları, Zehiroğulları ve Kavlakoğulları'nın
da gelip yerleştikleri rivayet olunmaktadır. 1500 lü
yıllarda köyün menzil durumunda ve yol üzerinde olması sebebi ile köylülerin
yol güvenliği sağladıkları ve bu nedenle de vergiden muaf tutuldukları resmi
kayıtlarda mevcuttur. (1591)köy dumanlı ormanı eteğinde dumanlı dağındaki
pınarların yolunun üzerinde olması nedeni ile Pınaryolu
adını almıştır. Köy halkı geçimini tarım hayvancılık ve arıcılıkla sağlar. 80
hane olan köy ilçe merkezine RESULLAR KÖYÜ
Köyün kurucusunun
doğudan gelen Resul adlı birisinin olduğu söylenmektedir. Bu zattan hareketle
köye Resullar adı verilmiştir. Köyün yeri vaktiyle
ormanlık imiş ancak şimdi orman sadece karşı taraflarda vardır. Köyün SALUR KÖYÜ
Köyün kurucuları
Orta Asya'dan gelip Gemecik köyünün karşısında
bulunan ve Salur yurdu denilen yere yerleşmişlerdir daha sonra soğuktan
korunmak için köyün şimdiki yerine yerleşip buraya Salur adını vermişlerdir.
Köyün yazı adında bir mezrası olup bu mezrada 13 hane bulunmaktadır. Yazı
mezrasında bulunanların Sivas’tan geldiği söylenir köy halkı geçimini tarım
ve hayvancılıkla sağlar.23 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı SAĞLIK (KURT) KÖYÜ
Köyün ne şekilde
ve ne zaman kurulduğu bilinmiyor. Köyün kuruluşun dan
bu yana bir kaç kez yerinin değiştirildiği ilk kuruluş yerinin şimdiki Balkar
çayının kenarı olduğu rivayet edilir. 16.y.y da yavuz sultan selim çaldıran
savaşına giderken o zaman kurt köyü diye bilinen köyden SARHAN KÖYÜ
Köyün
kurucularının Orta Asya'dan geldiği söylenmektedir. Kuruluş tarihi kesin
olarak bilinmiyor. Köy halkı önceden eski köy denilen yerde yaşarken yoldan
geçenlerin rahatsız etmeleri sonucu köyün şimdiki yerine taşınmışlardır.
Köyün tam orta yerinde sarı han denilen bir han olduğu ve bu handan hareketle
köye Sarhan denildiği söylenir. Hanın yerinde şimdi
köyün camisi bulunmaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.
Yazın 25 kışın 10 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı SIRALI (CİBOLAR) KÖYÜ
SARIBAYIR (YAKUPŞEYH) KÖYÜ
Köyün kurucusu
Horasan erlerinden Anadolu’ya gelen 40 kişilik gruptan biri olan Yakup Şeyh dir. Köy eski adını bu zattan almıştır. Köyün dağ ve
yamaçlarının sarı olması nedeni ile Yakup şeyh daha sonra Sarıbayır
olarak değiştirmiştir. Köy üç kabileden meydana gelip Beşkardeşler'in
Horasan'dan,diğer kabilelerin Kuruçay
ve Malatya’dan gelip yerleştikleri söylenir. Yakup şeyhin mezarı köylüler
tarafından ziyaret edilmektedir. Köy halkı geçimini tarım,hayvancılık
ve arıcılıkla sağlar. 22 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı SARIKOÇ (DÜZTARLA) KÖYÜ
Köyün kurucuları
93 harbi seferberliğinden sonra Bingöl-Kiğı’dan gelip köyün şimdiki yerine
yerleşmişlerdir. Köyün odunlu, Mollaahmetler, Topalahmetler, Kamolar, Bahasor ve Karayakuplar olmak
üzere 6 tane mezrası vardır. Köyün SAİP KÖYÜ
Köyün kurucularının
Orta Asya’dan geldiği söylenir. Bunların kapıcılar adıyla anıldığı ve
padişahlar döneminde sancaktarlık yaptığı rivayet edilir. Köyün kuruluş
tarihi kesin olarak bilinmiyor. Halk geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.
Yazın 10 kışın 1 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı ŞAHVERDİ KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi bilinmiyor. Kurucularının Tunceli-Ovacık’tan geldiği söylenir. Köyün
kurucuları Kemahlı Sağıroğlu'nun arazisini ekip
biçmişler. Sonunda Sağıroğlu arazisini onlara
vermiş Sağıroğluna saygılarının göstermek içinde
şah deyp köye de Şahverdi
adı konulmuştur. Köyün Cibolar adında bir mezrası
olup köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar. Yazın13 kışın 10 hane
olan köyün ilçe merkezine uzaklığı SÖĞÜTLÜ KÖYÜ
Köyün kurucuları
bundan yaklaşık 2 asır önce Erzurum-Hınıs’tan gelerek buraya yerleşmişlerdir.
Ayrıca bir kısım halkta ağrı'dan gelerek Çatakkilise
mezrasına yerleşmişler. Köyün Çatakklise, Resuloğlu, Derememiyurdu ve
taşlıca Mekarsüleyman (Mirzolar)
adında 4 tane mezrası vardır köyün güneyinde Derememiyurdu
mezrası yakınlarında haydar baba tekkesi bulunup burası ziyaret edilir.
Ayrıca köyün güneyinde iki sivri ziyareti vardır. Köy halkı geçimini küçük baş hayvancılıkla sağlar.22 hane olan köy ilçeye ŞAHALOĞLU KÖYÜ
Köyün kurucuları
Gümüşhane Kelkit Balahor köyünden gelerek köyün
şimdiki yerine yerleşmişlerdir. Köyün kuruluş tarihi bilinmiyor. Köyün
mezarlık mevkiinde mezar şeklinde bir mezar vardır. Ayrıca köyün
kuzeybatısında Çalıpınarı denilen bir ziyaret
vardır. Halk geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.24 hane olan köy ilçeye TEKNECİK (HANZAR) KÖYÜ
Köye ilk
yerleşenlerin Alibeyler, Görücüler ve Gökçegözler olmak üzere üç aile olduğu ve bunların
doğudan geldiği rivayet edilmektedir. Köyün eski adının ne anlama geldiği
bilinmiyor. Köyün yerleşim alanının tekne şeklinde olması nedeni ile Hanzar adı daha sora teknecik olarak değişmiştir. Köyün
kuzeybatısında Hatunpınar ile Büyükdere
arasında kalan bir bölgede hanzar kalesi bulunmaktadır.
Buranın ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Tepe
biçiminde olup toprak içinde kalmış doğu ve batı yönlerine bakan iki ve üç
köşeli yontma taşlar mevcuttur. Kalenin hemen hemen
tamamının toprak altında kaldığı sanılmaktadır. Kale tarafında yer yer su kanallarına rastlanmaktadır. Teknecik ile Çatalçam arasında Ayaksızdede
diye bilinen bir zatın mezarı olduğu ve köylüler burayı ziyaret ettiği bilinir.yazın 120 kışın 80 hane olan köy ilçeye TOPAĞAÇ (SİLİR) KÖYÜ
Köyün kurucuları
1600 lü yıllarda Elazığ-Palu’dan gelip
yerleşmişler. Samsundan gelenlerde olmuştur. Silir'in
ne anlama geldiği bilinmez. Köyün etrafında top top
ağaçlar oluşu nedeni ile köye Topağaç denmiştir.
Halk tarım ve hayvancılıkla geçinir. Yazın 43, kışın 35 hane olan köy ilçeye TEPE KÖYÜ
Köyün kurcuları Murtaza ve Mirzaoğullarıdır. 93
harbinden önce doğudan gelip kurduğu söylenir. Köyün yeri yamaç tepe şeklinde
olduğu için tepe adı verilir. Köyde tarım ve hayvancılık yapılır.13 hane köy
ilçeye TUZLUÇAYIR KÖYÜ
Köyün ne zaman
kurulduğu bilinmiyor. Toprağı şoraklı
(tuzlu)olduğundan köye Sorak adı verilmiştir. Köy
halkı geçimini hayvancılıkla sağlar.3 hane olan köy ilçeye TÜLÜ KÖYÜ
UÇÖREN KÖYÜ
Refahiye'nin
kuzeybatısındaki son köy uçtaki köy olduğu için köye Uçören
köyü denmiştir. Köyün kurucuları Badılı aşiretidir.
Bu aşiret Yavuz Sultan Selim zamanında Mekke dolaylarında hayvancılık yaparak
geçinirlermiş. Oradan Urfa’ya gelmişler. Bunlar çaldıran savaşında büyük
kahramanlıklar göstermişlerdir. Bu kahramanlıklarına karşılık padişah çimen
yaylasını Badılı aşiretine vermiştir. Padişahın bu
konudaki fermanının Kelkit adliyesinde olduğu söylenmektedir. Yaylayı otlak
olarak kullanan aşiret batıya doğru gelerek şimdiki köyün yerine ve diğer
köylere yerleşmişlerdir. Çimen'i de yine yayla olarak kullanmaya devam
etmişlerdir. Köylüler geçimini hayvancılıkla sağlar. Yazın 25 kılın 7 hane
olan köy ilçe ye ULACAK (EKREK) KÖYÜ
Köyün kuruluş
tarihi bilinmiyor. Köyün içerisinde Caferbaba
denilen bir zatın mezarının bulunduğu bu nedenle köye ulu ocak denildiği bu
adında halk arasında söylene söylene Ulacak şekline dönüştüğü söylenmektedir. Köyün eski
adının Ekrek ne anlama geldiği bilinmiyor.halk
geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.yazın 30 kışın 23 hane olan köyün ilçe
merkezine uzaklığı ULUDERE (ALLOLAR) KÖYÜ
Köyün Kurucuları
Şiran’ın Karkışla köyünden gelip yerleşip şimdiki
köyün kuzeybatısındaki Beyyurduna konarlar. Bu yer Kemahlı ,Sağıroğullarının olduğu
için şikayet edilirler.Sağıroğulları köyün şimdiki
yerini onlara verir. Böylece köy 1-2 asır önce
kurulur. Köyün Melikler Çakolar ve Memeyler adında 3 mezrası vardır. Köyün güneydoğusunda
Aslan Dede ve Şaşlı Baba Ziyaretleri vardır. Köy
halkı geçimini hayvancılıkla sağlar.17 hane olan köy ilçeye YAYLABELİ KÖYÜ
Yaklaşık 2 asır
önce iki kardeş aile efradıyla birlikte Şiran tarafından gelmiştir. Bunlardan
biri Baştosun (kalur)
köyünü diğeri de Yaylabeli köyünü kurmuşlardır.
Köyün Ortaköy ve Karakeko adında iki mezrası olup
bunlardan Karakeko mezrasında kimse
bulunmamaktadır. Ortaköy mezrasında ise sadece iki hane vardır.köy
halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.9 hane olan köy ilçeye YAYLAPINAR (KOVATA) KÖYÜ
Köyün yakınında Yaylapınarı denilen bir su vardır. Bu sudan dolayı köyün adı Yaylapınar olarak değişmiştir. Köyün kurucuları Orta Asyadan gelmiştir. Köyde şeyh hasan abdal zaviyesi ve bu zata ait olduğu söylenen mezar ve kalıntılar vardır. Bir hikayeye göre şeyh hasan abdal bu köyden değirmene öğütmek üzere bir miktar buğday götürür. Değirmenci buğdayın az olduğunun söyleyerek öğütmez. Bu olay şeyh hasan abdal'ın canını sıkar bunun üzerine orada bulunan bir kayaya ata biner gibi oturup kayaya yürümesini söyler. Kaya yürümeye başlar değirmene gelen suyun önünü kapatır. Değirmenin suyu kesilir. Abdal baba tekrar büyük bir kaya daha alıp suyun arkına korken değirmenci gelir. Badal babaya yalvarmaya başlar abdal baba da taşı biraz kenara çeker. Değirmene az bir su gelmesini sağlar. Badal baba bu olaydan sonra kerameti belli olduğu için dünyası değişir o yöreye şimdi abdal boğazı veya abdal'ın taşı denmiştir. Abdal babanın sırtını dayadığı taşın hala sırt izi mevcuttur. köy halkı geçimini tarım ve
hayvancılıkla sağlanmaktadır. Kısmende arıcılık yapılır.yazın 30 kışın 17 hane olan köy ilçeye YAZIGEDİĞİ (PUSANS) KÖYÜ
Köye ilk gelenlerin Sarıalioğulları olduğu ve bunların horasandan geldiği rivayettir. Sonradan köye yaklaşık 150 sene evvel Şahbah isimli bir şahsında gelip yerleştiği bu tarihten sonra da köyden bazı ailelerin başka köylere göç ettiği söylenir. Köyün eski adının ne anlama geldiği bilinmiyor. Köyün yakınlarında bulunan Sarıkoç köyü ile hudut teşkil eden düz bir arazinin adından hareketle köyün adı daha sonra Yazıgediği olarak değişmiştir. Köyde çok eski bir
cami vardır. Bu camiyi kaptan hasan paşa adında bir zatın oğlu yaptırmış ve
yaptıran zatın vasiyeti üzerine öldükten sonra naaşı
köy mezarlığına defnedilmiştir. Bu zatın mezarı daha sonra kesme taşı
kullanılarak kaldırılmıştır. Halk geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar
yazın 15 kışın 6 hane olan köy ilçeye YAZI KÖY
Köyün halkının
kıyı boyundan geldiği söylenmektedir. Arazisinin düz olması sebebi ile köye Yazıköy adı verilmiştir.köyün YENİYURT (GAVURYURDU) KÖYÜ
93 harbi
seferberliğinden sonra Ali ve Mehmet Hormekli
(serin) adlı kişiler,Muş vartodan
aile efradı ile gelerek köyün yerine yerleşirler. Virane halde olan köyü imar
ederler harabeler Rumlara ait olduğundan köye Gavuryurdu
denmiştir. Bu ad 1951 yılında köylülerin verdiği şahsi dilekçe ile Yeniyurt olarak değiştirilmiştir. Köy halkı geçimini
tarım ve hayvancılıkla sağlar. 8 hane olan köy ilçeye YENİKÖY
Köyün kurucuları
1950yılında Refahiyecin Çamlımülk, Leventler ve
Murat Çayırı köylerinden gelerek köyün yerine yerleşmişlerdir. Köyün İbiş ve Kınaliler adında iki mezrası vardır. Halk geçimini tarım
ve hayvancılıkla sağlar. Yazın 13 kışın 4 hane olan köy ilçeye YILDIZÖREN (KÖST) KÖYÜ
Köyün
kurucularının Orta Asya’dan geldiği rivayet edilir. Kuruluş tarihi kesin
olarak bilinmiyor. Köyün güneyinde aşağı Yıldızören mahallesi
bulunmaktadır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar yazın 35
kışın 9 hane olan köy ilçeye YUKARISÜTLÜ (BOYBEYLER) KÖYÜ
Temur Ağa adında birinin ailesi ile
birlikte gelip köyü kurduğu söylenir. Temur Ağanın
kardeşi Kamber kendisinden ayrılıp Kamberağa köyünü
kurmuştur. Köyde hayvancılığın ve sütün bol olması nedeni ile köyün eski adı
olan Boybeyler, Yukarı sütlü olarak değişmiştir. Köyün
Dedepınarı (Cafolu)
adında bir mezrası olup bu mezrada 8 hane bulunmaktadır. Halk geçimini tarım
ve hayvancılıkla sağlamaktadır. 15 hane köy ilçeye YUKARI YENİKÖY
Köyün kurucusu sülale büyüğü SORANOĞLU Ortaasya’dan gelip şimdiki damlaca köyünün kuzeyine Değirmendere mevkisine çadır kurup yerleşmişlerdir.Damlaca köylüleriyle geçimsizlikleri nedeniyle bulunduğu yerden bir ok atarak okun isabet ettiği ağacın dallarını budayarak oraya evini yapar ve yerleşir. Bu sebeplede köy Yukarı Yeniköy adını alır. Daha önce Suşehri’ne bağlı olan köy yakınlığı sebebi ile Refahiye’ye bağlanmıştır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.50 hane olan köy kış aylarında 15 haneye kadar düşmektedir. Köyün ilçeye uzaklığı 15 km dir. Köy halkının çoğunluğu İstanbulda çeşitli işlerle meşgüldür. Yaz tatilini köyde geçirmek üzere yazın köye dönerler bu sebeple de köyde nüfus yoğunluğu oluşur. Köy SORANOĞLU diye bilinen kişi tarafından kurulduğundan bu nedenle köyün nüfusunun yüzde sekseni de SORAN soyadını taşımaktadır.
YURTBAŞI (MELİK ŞERİF) KÖYÜ
Çok eski yerleşim yeri olan köy Türklerin Anadolu’ya gelmelerinden önce adının Eziris olduğu söylenmektedir. Köy çardaklı derbendinde kurulmuş olması sebebi ile Osmanlı döneminde de yaz kış gelip geçenlerin uğrak yeri olmuştur. Ahaliden 21 kişilik bir grup yolcuların güvenliğini sağladığı için bu köy vergiden muaf tutulmuştur. Bu durum kayıtlarda mevcuttur. Türklerin
Anadolu’ya gelişi esnasında Azerbaycan yöresinden Melikşahın
torunların dan 3 aile gelip biri ailesi ile birlikte Eziris'e
yerleşir. Yiğitliği ile ünlü olan bu zat köyün yerini Melikşerif
olarak değiştirmiştir. Daha sonraları köye Kelkit’ten de Mansuroğullarının
gelip yerleştiği rivayet edilir. Köyün adı 1960 yılından sonra yurtbaşı olarak değiştirilmiştir. Köyün YUVADAĞI (İSBİDİK) KÖYÜ
Köyün kurucuları
1700'lü yıllarda Karadeniz yöresinden gelerek önce Tercan a yerleşmişler.
Bunlardan koca naçar adında ki biri aile efradı ile birlikte Tercan’dan göçüp
köyün şimdiki yerine yerleşerek köyü kurmuştur. Köyün üstündeki dik yamaçtan
hareketle köye İsbidik adı verilmiştir. Bu ad daha
sora Yuvadağ olarak değişmiştir. Köyün |